Düşünsel Çerçevemiz

Çağımızı betimlemek için “baş döndürücü bir değişim rejimi”nden söz etmek yerinde olacaktır. Bu rejimi izleyen temel olgu ise, öznenin bu hızla ivmelenen dönüşüme uyum sağlama yönündeki sürekli çabasıdır. Hayatı kökten dönüştüren her gelişmenin belirli biçimlerde dayatmalar içerdiği düşünüldüğünde, bu durum faillik sorununu, öznenin eylem kapasitesinin ne ölçüde kendi tasarrufunda olduğu sorusunu da sürekli olarak canlı tutmaktadır. Günlük yaşantımıza dâhil ettiğimiz her teknolojinin, yalnızca araçsal bir eklemlenme değil, aynı zamanda yapısal toplumsal dönüşümlerin tetikleyicisi olduğu hesaba katıldığında, bu sürecin eleştirel bir düşünme rejimi eşliğinde değerlendirilmesi gerekliliği daha görünür hâle gelir. Bu gereklilik, teknolojik dönüşümlerin ötesine uzanan, epistemik ve toplumsal sorumluluk bilinciyle örülü yeni tartışma ve düşünce platformlarının ortaya çıkmasını zorunlu kılmıştır.

Bu perspektif doğrultusunda Sosyokritik, odağına toplumsal olanı ve eleştirel düşünmeyi yerleştiren bir düşünsel zemin olarak konumlanır. “Kritik” ya da eleştiri kavramı, kökeni Yunancaya uzanan ve bir olgunun niteliğini değerlendirme, ayrımlarını görünür kılma, onu belirleyen yapısal öğeleri çözümleme anlamlarını taşıyan bir terimdir. Buna eşlik eden “kriter” kavramı ise, eleme, ayıklama ve ölçme işlevi gören bir ölçütü ifade eder. Bu etimolojik ilişki, eleştiriyi yalnızca bir değerlendirme edimi olmaktan çıkarıp, bir anlamda “eleğin üzerinde kalan”, yani niteliksel dayanıklılığı sınanmış olanın açığa çıkarılmasıyla ilişkili bir süreç olarak düşünmemize imkân tanır. Dolayısıyla eleştirinin düşünsel alanda sürekli olarak canlı tutulması, hem epistemik berraklaşmayı hem de niteliksel yükselmeyi mümkün kılan kurucu bir işleve sahiptir.

Sosyokritik, çağın baş döndürücü dönüşüm dinamiklerini diyalektik bir tutumla sürekli olarak sorgulamayı ve bu dönüşümlerin dayattığı yapısal yönelimleri fail olma bilinci ekseninde çözümlemeyi temel ilkesi hâline getirir. Bu yönelim, öznenin edilginlik ve etkinlik arasındaki konumunu yeniden düşünmeyi; tarihsel ve toplumsal süreçlerde nerede durduğunu analitik biçimde görünür kılmayı amaçlar. Düşünce özgürlüğünü merkeze alan Sosyokritik, birlikte düşünme, tartışma ve eleştirel müzakere pratiğini kurucu bir değer olarak benimser. Eleştiriyi yalnızca bireysel bir tutum değil, aynı zamanda demokratik bir kurum, kamusal aklın sürekliliğini güvence altına alan bir toplumsal pratik olarak konumlandırır. Bu çerçevede Sosyokritik, toplumsal tartışmanın sürdürülebilirliğini sağlayan, eleştirel aklın kamusal alanda canlı kalmasına katkıda bulunan bir düşünce ve müzakere zemini olmayı hedefler.

Genel Yayın Yönetmeni

Abdullah Çiftçi

Editörler

Yusuf Fırat

Nurullah Çiftçi