‘Akademik Bir Yazar’ Kimdir?

Akademide yalnızca belirli kişiler “akademik yazar” ya da “araştırmacı” olarak görülür. Bu grubun içindeki bazıları ise daha üretken, daha nitelikli ve değerli kabul edilir. Ancak yazarlıkla ilişkilendirilmeyen, üretken sayılmak için çabalayan büyük bir kesim daha vardır.

Pat Thomson
Pat Thomson 7 Mart 2022
‘Akademik Bir Yazar’ Kimdir?
Her gün New York şehrinde konuşulan her kelime bir şekilde kar tanesi olarak cisimleşseydi, şehirde her gün bir kar fırtınası yaşanırdı.

Bu sözler, Ubuweb’in şair kurucusu ve Penn State Üniversitesi'nde “yaratıcı olmayan yazım” dersi veren Kenneth Goldsmith’e ait.

Daha fazla sıkıcı hiçbir ders vermeyeceğim. (Videoda tahtaya yazılan yazı-ç.n)

Goldsmith’in Kendi Kendine Konuşma adlı çalışması, bir hafta boyunca söylediği her kelimenin dökümüdür. Ne kadar konuştuğunu görmek, konuşmayı somutlaştırmak ve ölçmek istiyordu. Bu çalışma, Goldsmith’in yazıya dair sıradışı yaklaşımının bir örneğidir.

Goldsmith artık yeni kelimeler üretmeye gerek olmadığını savunuyor. İfadenin geleneksel anlamında “yaratıcı” olmamız gerekmediğini söylüyor. Ona göre dünyada zaten yeterince kelime ve metin var. Aksine, hâlihazırda var olan kelimelerle, özellikle sıradan ve gündelik olanlarla çalışmamız gerektiğini belirtiyor. “Samimi” ya da “özgün” olmamanın yolu; yeniden düzenleme, karıştırma, düzenlememe ve kopyalama gibi yollarla başarıya ulaşabilir. Bu da intihal sınırına yaklaşabilir.

Ancak bu durum, genellikle görünmez olan toplumsal kurallar ve varsayımlarla ilgili farkındalık yaratır. Susan Sontag’ın dediği gibi, “düzen anlayışımız parçalanıyor.”

https://youtu.be/eho6boLMUg0

***

Akademide yalnızca belirli kişiler “akademik yazar” ya da “araştırmacı” olarak görülür. Bu grubun içindeki bazıları ise daha üretken, daha nitelikli ve değerli kabul edilir. Ancak yazarlıkla ilişkilendirilmeyen, üretken sayılmak için çabalayan büyük bir kesim daha vardır.

“Akademik yazım” ve “akademik yazar” kavramlarının değeri, çağdaş üniversitelerde sürekli ölçülür ve yeniden hesaplanır.

***

Kenneth Goldsmith’ten özür dilerim…

Yazdığım her akademik kelimeyi kayıt altına aldığımı hayal ediyorum. Belki bir hafta boyunca başlıyorum: E-postalar, yapılacaklar listesi, okuma notları, lisansüstü tezlere geri bildirim, faaliyet raporları, bir-iki özet, birkaç blog yazısı, üzerinde düşündüğüm bazı taslaklar, toplantı notları, fon başvuruları, bir referans mektubu, bir jüri değerlendirme formu…

Bu kelimelerin çok azı “gerçek” akademik yazı olarak görülür. Ama ben onları her saat, her gün, her hafta boyunca üretiyorum.

Tüm bu kelimeleri her gün güncellenen bir belgeye derleyip bastığımı hayal ediyorum. Bu dev bir kitap olurdu.

Tüm meslektaşlarımdan aynısını yapmalarını istediğimi düşünün. Bir haftada birkaç koli kitap çıkarırdık.

Bir yıl boyunca bunu yaptığımı düşünün.

Bir yıl içinde ürettiğimiz kelimeleri saklayacak yer kalmaz. Kelimeler tüm depolama alanlarını kaplar. Yeni alanlar yaratmak zorunda kalırız; içinde çalıştığımız ama aynı zamanda sıkıştığımız, kelimenin tam anlamıyla üzerimize baskı yapan, hareket alanımızı ve kimlerle etkileşime gireceğimizi sınırlayan alanlar.

Her geçen gün daha fazla kelime üretmeye devam ederiz. Daha çok kitap yazar, daha çok metin çeviririz.

Ve en sonunda kelimelerin arasında bize yer kalmadığında başka bir yerde çalışmak zorunda kalırız.

Sanırım ne demek istediğimi anladınız.

***

Goldsmith’in Yaratıcı Olmayan Yazım adlı kitabına göz atmak isteyebilirsiniz. Kendi düşünce tarzımın dışına çıkmak için ara sıra açıp okuyorum.

Yazının kaynağı için tıklayınız.

Yayımlanan bu yazı Türkçe’ye Yusuf Fırat tarafından çevrilmiştir. Söz konusu metin, izin alınmadan başka bir web sitesinde ya da mecrada kısmen veya tamamen yayımlanamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılamaz.