Araştırma Konunuzu Arındırmak- Doktoraya İlk Adım

Doktora sürecinin ilk birkaç ayında temel göreviniz, bu ilk fikri yeniden değerlendirerek araştırılabilir bir projeye dönüştürmek ve gerektiğinde arındırmaktır (yani daha net, sınırlı ve odaklı hâle getirmektir).

Pat Thomson
Pat Thomson 28 Mart 2022
Araştırma Konunuzu Arındırmak- Doktoraya İlk Adım

Araştırma konuları nereden doğar?

Doktoraya başlarken seçeceğiniz araştırma konusu, yüksek lisans çalışmanızdan kaynaklanabilir. Aynı şekilde, profesyonel ya da politik bir bağlamdan, iş yaşamınızdan ya da medyada karşılaştığınız bir haberden de doğabilir. Ayrıca yaptığınız bilimsel okumalar da sizi bir araştırma fikrine yönlendirebilir.

Pek çok kişi doktora çalışmalarına, araştırmak istediği bir fikirle başlar. Program başvurusunun bir parçası olarak da bu fikre dayalı bir öneri sunmaları beklenir.

Ancak bu ilk fikir sabit değildir; zamanla değişebilir. Evet, gerçekten de başlangıçta düşündüğünüz konu, doktora boyunca araştıracağınız esas konu olmayabilir. Doktora sürecinin ilk birkaç ayında temel göreviniz, bu ilk fikri yeniden değerlendirerek araştırılabilir bir projeye dönüştürmek ve gerektiğinde arındırmaktır (yani daha net, sınırlı ve odaklı hâle getirmektir). Bu sürecin sonunda, katkı potansiyeli yüksek ve uygulanabilir bir araştırma konusuna ulaşmanız hedeflenir.

Doktoranın ilk birkaç ayında temel göreviniz, yaptığınız okumalar aracılığıyla konunuzu yeniden düşünmek ve arındırmaktır.

Bu okumalar size şu konuda yardımcı olur:

(1) Konunuz hakkında şimdiye kadar kim ne söylemiş?

Pek çok doktora öğrencisi, kendisini mevcut literatür ve araştırmalar içinde yer alan bir konuyu çalışırken bulur. Bu konu, ilgi duyduğunuz bir alanla doğrudan ilgili olabileceği gibi, örtüşen bir başka alandan da kaynaklanabilir. Okumalar ilerledikçe, önerdiğiniz konunun mevcut bilgi birikimiyle nasıl ilişkilendiğini daha net görmeye başlarsınız.

(2) Konunuzu anlamlandırmak için hangi kaynaklara ihtiyacınız var?

Çoğu zaman, araştırmanızın içinde konumlandığı geniş bağlamı oluşturan literatürü bulmanız ve okumanız gerekir. Bu literatür, size yalnızca bağlamsal bilgiler sağlamakla kalmaz; aynı zamanda çalışabileceğiniz farklı araştırma geleneklerine dair örnekler de sunar. Bununla birlikte, araştırmanızda ele alabileceğiniz çeşitli kavramsal ve kuramsal olanakları da ortaya koyar.

(3) Ayrıca, konunuza farklı ve özgün katkılar sunabilecek “alışılmadık” kaynaklar

Bazen, kendi disiplininizin dışında ama ona az çok temas eden bir şeyi okumak, araştırma konunuza dair yeni ve ilgi çekici bir bakış açısı kazandırabilir. Pek çok doktora öğrencisi, daha odaklı bir literatür çalışması yaparken bu tür geniş ve keşif odaklı okumaları ihmal eder. Bu mutlaka bir hata sayılmaz; ancak, çalışmanızın olabileceği kadar özgün olmaması gibi bir eksikliğe yol açabilir.

Bu başlangıç okuma sürecinin sonunda, konunuzla ilgili şimdiye kadar hangi araştırmaların yapıldığını ve hangi alanların hâlâ çalışılmadığını çok daha net biçimde görmelisiniz. Böylece, doktora çalışmanız kapsamında neler yapabileceğinizi ve ne tür katkılar sunabileceğinizi düşünmeye başlayabilirsiniz.

Belki farklı bir topluluğu inceleyecek, farklı bir mekânda ya da farklı bir araştırma geleneği içinde çalışacaksınız. Belki de konuya alternatif bir kuramsal çerçeveyle yaklaşacak, disiplinler arası bakış açılarını birleştirecek ya da genellikle konuyla ilişkilendirilmeyen kişi ve unsurları bir araya getireceksiniz.

Konunuzla literatür arasında kurduğunuz bu ilişki süreci genellikle bir açıklık (gap) bulmak olarak adlandırılır. Ancak çoğu zaman burada kastedilen, daha çok bir niş alan, yani sizin doldurabileceğiniz, size ait olacak özel bir boşluktur.

Bu erken okuma sürecini tamamladıktan sonra, ilk araştırma fikrinizi yeniden gözden geçirebilir ve gerekirse değiştirebilirsiniz.

Bununla birlikte, başlangıçta mutlaka ele almanız gereken bir diğer önemli soru şudur:

(4) Bu konu nasıl araştırılabilir?

Metodolojik okumalar çoğu zaman dönüm noktası niteliğindedir. Bu okumalar, geçici olarak formüle ettiğiniz araştırma sorusu ya da problemi ele almanın savunulabilir bir yöntemi olup olmadığını değerlendirme sürecinde size yardımcı olur. Hangi yöntemlerin en anlamlı ve ilginç verileri sağlayabileceğini görmek için çeşitli metodolojik yaklaşımları ve olası veri toplama stratejilerini incelersiniz. Ayrıca bu verilerin nasıl analiz edileceği üzerine düşünürsünüz.

Bunlara ek olarak, tercih ettiğiniz yaklaşımların ne kadar zaman alacağı ve -kimi zaman düşündürücü biçimde- erişim, mesafe, maliyet gibi unsurlar açısından ne ölçüde uygulanabilir olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Konunuz, bir araştırmacının bir yıl içinde tamamlayabileceği bir proje mi? Yoksa tam zamanlı saha çalışması gerektiren bir araştırma mı? Belki de birkaç kişilik bir araştırma ekibinin yıllar süren çabasını mı gerektiriyor?

Bu tür pratik konuları baştan dikkate almak son derece önemlidir. Çünkü birçok doktora konusu, yalnızca zaman ve kaynak kısıtları nedeniyle değiştirilmektedir.

Erken okuma sürecinin sonunda, ilk araştırma fikrinize yeniden dönüp onu daha bilinçli bir şekilde değerlendirecek konumda olacaksınız.

Bu noktada, başvuru sırasında yazdığınız öneriyi yeniden okuyun. Hâlâ geçerli mi?

Ardından şu soruları kendinize sormalısınız:

  • Önerdiğiniz projeyi nasıl ifade edebilirsiniz? Bir araştırma sorusu olarak mı? Amaçlar ve hedefler biçiminde mi? Yoksa test edilecek bir hipotez çerçevesinde mi?
  • Araştırmanızın yapacağı özgün katkı nedir?
  • Araştırma modeli ya da tasarımı nasıl şekillenecek?

Eğer yeterli ve nitelikli bir okuma süreci geçirdiyseniz, bu soruların tümüne yalnızca birkaç ay içinde, az, öz ve ikna edici yanıtlar verebilecek duruma gelirsiniz.

Yazının orijinali için buraya tıklayınız

Yayımlanan bu yazı Türkçe’ye Yusuf Fırat tarafından çevrilmiştir. Söz konusu metin, izin alınmadan başka bir web sitesinde ya da mecrada kısmen veya tamamen yayımlanamaz, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, dağıtılamaz, içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılamaz.